Tüm
dünyada ekonomik ve
çevresel nedenlerden
ötürü hükümetlerin benzin
ve türevleri yerine
alternatif yakıt arayışları
özellikle 1970 ve 1980'li
yıllarda patlak veren
Petrol Krizlerinden
sonra daha da ivme kazanmıştır.
Bügün ise LPG otomotiv
sektöründe en önemli
alternatif konumuna
gelmiştir.
Günümüzde
dünya çapında 30'dan
fazla ülkede yaklaşık
4,500,000 araç yılda
10,000,000 ton LPG tüketmektedir.
Sadece 10 ülkede 23,000
dolum istasyonu bulunmakta
ve bunlardan herbiri
ortalama 100,000 ton
LPG satmaktadır.
Dünyada motorlu araçlarda
LPG'nin kullanımı yeni
değildir. Bazı ülkelerde
LPG kullanımı çok uzun
süreden beri devam etmektedir.
Örneğin İtalya ve Hollanda
özel araçlar ve taksilerde
40 yılı aşkın bir süredir
LPG kullanılmaktadır.
Tüm dünyada LPG kullanan
araç yoğunluğu bakımından
ilk sırayı yaklaşık
1,100,000 araç ile İtalya
almaktadır. Onu 490,000
araç ile Avusturalya,
400,000 araç ile Kuzey
Amerika ve 360,000 araç
ile Hollanda izlemektedir.
İtalya'da hava kirliliğini
azaltmak için uygulanan
iki günde bir trafiğe
çıkma kısıtlamasının
yürürlükte olduğu 18
bölgede, LPG kullanan
araçlar bu uygulamanın
dışında tutulmaktadır.
Ayrıca LPG dönüşümü
yaptırılan araçlar,
dönüşüm tarihinden itibaren
üç yıl boyunca araç
vergisinden muaf tutulmaktadır.
Dünyadaki en büyük otogaz
kullanıcısı ise yılda
1,800,000 tondan fazla
LPG tüketimiyle Japonyadır.
Bu durum Tokyo ve Yokohama
gibi büyük şehirlerin
hava kirliliği ve nüfus
yoğunluğu problemlerine
çözüm getirmiştir. Japonya
Hükümeti Tokyo'daki
taksilerin LPG kullanmalarını
zorunlu kılan bir karar
almıştır. Bugün Tokyo'da
faaliyet gösteren 270,000
taksinin herbiri, yılda
6 ton LPG tüketiyor
ve bu Japonyayı dünyanın
bir numaralı LPG pazarı
haline getiriyor.
Viyana'da ciddi hava
kirliliği problemleri
yıllar önce başladı
ve yetkililer hava kirliliğini
azaltmak için 30 yıl
önce toplu taşımada
kullanılan otobüsleri
LPG'li sisteme çevirdiler.
Bu gelişme hava kirliliğini
önemli ölçüde azaltmıştır.
Viyana'da otogazla çalışan
otobüs sayısı bugün
400 civarındadır. Çok
enteresandır ki bu 30
yıl içinde LPG kullanımından
kaynaklanan bir tek
kaza bile olmamıştır.
Bir kilometre karayoluna
düşen araç sayısı bakımından
en yoğun ülke İngilteredir.
Ancak bu ülke LPG'li
araç kullanımı en düşük
olan ülkeler arasındadır.
(Sadece 7000 araç) Daha
öncede bahsedildiği
gibi İngiliz hükümeti
LPG'li araç kullanımını
teşvik etmektedir. İngilterede
son beş yıldır benzin
ve dizelden alınan vergi
arttırılırken, çevresel
avantajlarından dolayı
LPG'den alınan vergi
ya dondurulmuş yada
düşürülmüştür. Mart
1999 bütçesinde diğer
yakıtlardan alınan vergi
% 6 arttırılırken LPG'den
alınan vergi % 29 düşürülmüştür.
Benzin için litre başına
70p vergi alınırken
LPG'den 35, 36p'lik
bir vergi alınmaktadır.
Bu fikir Maliye Bakanı
tarafından önerilmiştir.
Ayrıca Enerji Tasarrufu
Vakfının (EST) hazırladığı
tasarruf projesi (Powershift
Programme) sayesinde
araçlarını LPG'li sisteme
çevirenlere bağış adı
altında bir miktar geri
ödeme yapılmaktadır.
Vakıf sadece bir yaşından
küçük ve dönüşümü kurallara
uygun olarak yapılmış
araçlara geri ödeme
yapmaktadır. Geri ödeme
miktarı dönüşümün yapılması
için harcanan miktarın
% 25'i ile % 75'i arasında
değişmektedir. Hangi
araca ne kadar geri
ödeme yapılacağı vakıfın
yayınlamış olduğu bir
listede mevcuttur.
Belçika ise "sıfır
vergi" ile, LPG'den
en düşük vergi alan
ülke olma özelliğini
taşımaktadır.
LPG
kullanımı açısından
başı çeken ülkelerin
İtalya, Hollanda, A.B.D.
ve Japonya gibi otomotiv
sektöründe gelişmiş
ülkeler oluşu LPG'nin
yasaklanacak bir alternatif
yakıt olmadığının en
açık isbatıdır.
Türkiye dışında birçok
dünya ülkesi, akaryakıt
yerine LPG kullanımını
teşvik etmektedir. Sebebi
ise açık; LPG çevre
kirliliğini önlemek
açısından, fosil kökenli
akaryakıtların kısa
vadede en iyi alternatifi
olarak gözükmektedir.